Kategoriler
Sağlık

D vitamini

D VİTAMİNİ

D vitamini bağışıklık sisteminde kemik ve diş sağlığı mineralizasyonu için kalsiyum ve fosfor emiliminde görevlidir.

✔ D vitamininin optimum değeri 50ng/mL’dir. D vitamini değeriniz 20-30 ng/mL ise D vitamini yetersizliği, 20 ng/mL’nin altında ise D vitamini eksikliği vardır diyebiliriz.

❗ Eksikliğinde ortaya çıkan belirtiler ise; kilo alma, kas/kemik ağrısı, kramp, yorgunluk, enfeksiyon sıklığında artış ve depresyondur.

🌞 D vitamininin en büyük kaynağı güneştir. Vücudun en az %25’lik kısmı (kollar, eller, bacaklar, yüz gibi) 15-20 dakika süre ile güneş ışınlarının dik olarak geldiği saatler (11.00-15.00) dışında güneş ışıklarıyla temas ettirilmelidir.

⁉️ D vitamini kilo vermede bir engel olabilir. Yapılan araştırmalarda D vitamini gereksinmesini karşılayan fazla kilolu ve obez bireylerin; karşılamayan fazla kilolu ve obez bireylere göre daha fazla kilo kaybettiği gösterilmiştir.

🔆 Diyet yapıyorum, bir hastalığım yok ona rağmen kilo veremiyorum diyorsanız D vitamininize baktırmakta fayda var!

Kaynak: Doktor Sitesi

Kategoriler
Sağlık

Detoksların kilo kaybı mekanizması

Öncelikle detoks kelime anlamına baktığımızda, vücuttan toksin atma anlamına geliyor..
⭐Kelime anlamına baktığımızda sağlıklı ve yapılması gereken bir süreç gibi geliyor değil mi? Ama gerçekten yapılan uygulama bu mu? vücuttan toksin attırarak zayıflama sağlanabilir mi?
‼️Öncelikle şunlara açıklık getirmek gerekir vücuda fazladan vitamin verdiğiniz zaman detoks oluşmaz, vücudumuzun detoks mekanizması ve enzimleri var, yeterli dengeli beslenerek, yeterli su tüketerek ve düzenli fiziksel aktivite yaparak bu mekanizmanın düzenli çalışmasına yardımcı oluruz, ayırca vücuttan toksin atarak kilo kaybı sağlanmaz.
‼️Şimdi de halihazırda detoks uygulamalarının mantığını anlatayım, temel amaç günlük enerji alımını 800 kalori ve altına çekerek hızlı kilo kaybını sağlamktır, 1000 kalorinin altındaki diyet uygulamarına şok diyet ismi veriyoruz, sağlığınızı kaybetmenize ve metabolzimayı bozmanıza sebep olurlar, günlük enerji alımını 800 kalorinin altına çektiğinizde kilonuza bağlı olarak günlük kilo kaybı 500 gr-1,5kg arası sağlanabilir, oluşan bu kilo kaybı fazlasıyla kastan meydana gelir, makro ve mikor besin ögelerinden yetersiz olduğu için sağlığı olumsuz etkiler, vücudu kıtlık direncine sokup ileri zamanlarda zayıflama süreçlerine dirençli hale getirir ve verilen kilo fazlasıyla geriye gelir.
‼️Özetle sağlığınızı kaybetmek istemiyorsanız, eskiden istediğim zaman zayıflayabiliyordum ama artık kilo veremiyorum aç kaldığım halde kilo alıyorum demek istemiyorsanız, hayatınız boyunca bölgesel problemlerle yaşamak istemiyrosanız, sağlıklı ve verdiğiniz kiloyu kroumak istiyorsanız DETOKS UYGULAMAYIN UYGULAYANLARDAN UZAK DURUN….

Kaynak: Doktor Sitesi

Kategoriler
Sağlık

İnsulin direnci

İnsülin direnci, vücudun insüline yanıt verme yeteneğinin azalmasıdır. Bu durumda, vücutta normalden daha fazla insülin üretir, ancak hücreler insülini kullanamaz. Bu durum, zamanla kan şekeri seviyelerinde yükselmeye ve diyabete neden olabilir. İnsülin direnci hakkında daha fazla bilgi edinmek için bu makaleyi okuyun.

İnsülin nedir?

İnsülin, pankreas tarafından üretilen bir hormondur. İnsülin, karbonhidratları, yağları ve proteinleri kullanarak enerji üretmek için hücrelere glikoz alımını artırır. Ayrıca, karaciğerde glikoz üretimini azaltarak kan şekeri seviyelerini düzenler.

İnsülin direnci nedir?

İnsülin direnci, hücrelerin insüline yanıt verme yeteneğinin azalmasıdır. Bu durumda, pankreas normalden daha fazla insülin üretir, ancak hücreler insülini kullanamaz. Bu durumda, kan şekeri seviyeleri yükselir. Kan şekeri seviyelerinin yüksek olması, vücuttaki hücrelere zarar verebilir ve zamanla diyabete neden olabilir.

İnsülin direnci nedenleri nelerdir?

  1. Yaş: Yaş ilerledikçe, insülin direnci riski artar.
  2. Obezite: Fazla kilolu veya obez insanlar, insülin direnci geliştirme riski daha yüksektir.
  3. Genetik faktörler: Bazı insanlar, insülin direnci geliştirme riski daha yüksek olan genlere sahiptir.
  4. Sedanter yaşam tarzı: Düzenli egzersiz yapmayanlar, insülin direnci riski daha yüksektir.
  5. Beslenme alışkanlıkları: Sağlıksız beslenme alışkanlıkları, özellikle yüksek karbonhidratlı ve şekerli yiyecekler tüketmek, insülin direnci riskini artırabilir.

İnsülin direnci belirtileri nelerdir?

İnsülin direnci belirtileri, genellikle diyabet gibi kronik bir hastalık gelişmeden önce fark edilmez. Bununla birlikte, aşağıdaki belirtiler, insülin direnci olan bazı insanlarda görülebilir:

Yorgunluk: İnsülin direnci olan kişiler, enerji düşüklüğü ve yorgunluk hissedebilir.

Kan şekeri seviyelerinde dalgalanmalar: Kan şekeri seviyeleri yüksek veya düşük olabilir.

İştah artışı: İnsülin direnci olan kişiler, normalden daha fazla yemek yeme isteği hisseder.

Kiloda artış: İnsülin direnci, kilo alma eğilimini artırabilir.

Yüksek tansiyon: İnsülin direnci olan kişiler, yüksek tansiyon riski altındadır.

Cilt problemleri: Insülin direnci olan kişilerde, akne ve koyu renkli cilt lekeleri (akantozis nigrikans) görülebilir.

Yüksek trigliserid seviyeleri: Insülin direnci olan kişilerde, trigliserid seviyeleri yüksek olabilir.

İnsülin direnci teşhisi nasıl konur?

İnsülin direnci teşhisi için kan testleri yapılır. Bu testler, açlık kan şekeri, açlık insülin seviyeleri ve HbA1c (3 aylık ortalama kan şekeri) gibi değerleri ölçer. Ayrıca, bazen glukoz tolerans testi yapılır. Bu testte, kişi önceden belirlenmiş bir miktar glukoz içeren bir içecek içer ve kan şekeri seviyeleri belirli aralıklarla ölçülür.

İnsülin direnci tedavisi nasıl yapılır?

İnsülin direncinin tedavisi, yaşam tarzı değişiklikleri ve bazen ilaç tedavisi ile yapılır.

Yaşam tarzı değişiklikleri arasında düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve kilo vermek yer alır. Egzersiz, kas hücrelerindeki insülin duyarlılığını artırır ve kan şekeri seviyelerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Sağlıklı beslenmek, yüksek lifli gıdalar, proteinler ve sağlıklı yağlar tüketmek ve şekerli ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak anlamına gelir. Kilolu veya obez olan insanlar, kilo vererek insülin direncini azaltabilirler.

İlaç tedavisi, insülin direnci olan kişilerde kan şekeri seviyelerini düşürmek için kullanılabilir. Bu ilaçlar arasında metformin, pioglitazon ve akarboz yer alır.

Sonuç olarak, insülin direnci, vücudun insüline yanıt verme yeteneğinin azalmasıdır ve zamanla diyabete neden olabilir. Yaşam tarzı değişiklikleri ve bazen ilaç tedavisi, insülin direncinin yönetilmesine yardımcı olabilir. Erken teşhis ve tedavi, diyabet geliştirme riskini azaltabilir ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek insülin direncinin önlenmesine yardımcı olabilir.