Kategoriler
Sağlık

Ne yerseniz dokunuyor mu ?

Ne Yerseniz Dokunuyor mu ?

Yediklerinizin hayat kalitenizi olumsuz yönde etkilemesini önlemek için histamin intoleransı nedir inceleyelim. Bağırsaklarımızın sentezlediği ya da besinlerle aldığımız histamini yıkamadığımız zaman kanda ve beyinde histamin düzeyleri yükselir, yalancı alerji bulgularından nörolojik yakınmalara, mide bağırsak şikayetlerinden kaygı bozukluğuna, hiperaktif mesaneden uykusuzluğa uzanan çok geniş bir spektrumda yakınmalara yol açar.

Yapılması gerekenler:

  • Besin kaydı tutmak. Örneğin pizza yediniz ve sonrasında semptomlar artmaya başladı hemen not alın ve beslenmenizden elimine etmeye çalışın.

Tüketilmemesi gereken besinler:

Fermente yani mayalanmış veya belli süre bekletilerek kimyasal olarak değişikliğe uğramış besinler:

  • süt ve süt ürünleri,
  • turşular,
  • mayalı alkollü içecekler,
  • çikolata,
  • boza gibi.
  • Bunların dışında glüten içeren tüm ürünler,
  • baklagiller,
  • inek sütü ve ürünleri,
  • bazı meyveler,
  • kuru meyveler
  • ve kuru yemişler

Ayrıca besinler taze olmalıdır. Bekleyen her besinin histamin içeriği fazladır.

Batı tipi beslenmeden vazgeçilmeli onun yerine taze balık ve sebze tüketimi arttırılmalıdır.Beslenme dışında, en az beslenme kadar önemli olan bir faktör hareket ve düzenli egzersizdir. Bunların dışında stres yönetimi sağlanmalıdır.

Kaynak: Doktor Sitesi

Kategoriler
Sağlık

Emzirme döneminde nasıl beslenilmelidir?

Emziren anneler hem kendi vücutlarındaki besin depolarını dengede tutabilmek hem de salgıladıkları sütün içerisindeki enerji, protein, vitamin ve mineralleri karşılayabilmek için yeterli ve dengeli beslenmelidir.

Emziklilik döneminde anneleri en çok endişelendiren konulardan birisi sütlerinin bebeklere yetip yetmeyeceğidir. Yeterli ve dengeli beslenme, anne sütünün miktarını etkileyen en önemli etkenlerden birisi olmakla birlikte; bebeği sık aralıklarla emzirmek, yeterli miktarda sıvı tüketmek, dinlenmek ve stresten uzak kalmaya çalışmak da süt üzerinde olumlu etki yaratacaktır.

Emzirme döneminde sıvı ihtiyacı artacağından dolayı günde 2,5-3 litre su tüketilmelidir. Suyun yanı sıra besin değeri açısından zengin olan süt ve doğal meyve suyu, sıvı ihtiyacının ve besin öğesi gerekliliklerinin karşılanabilmesi için tüketilmelidir.

Annenin kalsiyum depolarının yeterli düzeyde olabilmesi için süt grubunun tüketimi artırılmalı, emziren anneler süt grubu besinleri günde 3 porsiyon olacak şekilde tüketmelidir.

Emzirme döneminde proteinlerin düzenli olarak tüketilmesi çok önemlidir. Bu sebeple et, süt, balık ve yumurta tüketimine özen gösterilmeli, besinlerin yeterince pişmiş olmasına dikkat edilmelidir.

Yumurta örnek protein olması ve yağ profili açısından emziren annelerin günlük yeme düzeninde mutlaka yer almalıdır.

İyotlu tuz bebeğin beyin gelişimi üzerinde olumlu bir etkiye sahip olmasından dolayı tuz kısıtlamasını gerektirecek bir durum yoksa iyotlu tuz kullanılmalıdır.

Emzirme sürecinde kemiklerdeki D vitamini süt aracılığı ile bebeklere geçmekte ve annenin vücudundaki D vitamini seviyesi düşmektedir. Fakat bu miktar bebeğe yetecek seviyede değildir. Bu sebeple anneler bebekleri ile birlikte her gün 15-20 dakika açık havaya çıkmalı ve güneşi değerlendirmelidir.

Emziklilik döneminde asitli içecekler, alkol, sigara ve zararlı diğer etkenlerden kaçınılmalıdır. Yapılan birçok çalışmada nikotinin süt üretimini azalttığı ortaya çıkarılmıştır. Hazır besinler, işlenmiş ürünler ve paketli atıştırmalıklar mümkünse hiç tüketilmemelidir.

Unutmamalıdır ki; anneler bedenen ve ruhsal olarak kendini iyi hissetmezse bu durum bebekler üzerinde de etkiye yol açar.

Kaynak: Doktor Sitesi

Kategoriler
Sağlık

Hızlı yemek yemeyin !

Farkında olmadan birçok insanın düştüğü bir hata olan hızlı yemek yemek neden tavsiye edilmiyor?

1- Besinler tam anlamıyla çiğnenmeden yutulduğunda sindirim enzimlerinden fayda alınamamakta ve sindirim süreci aksamaktadır.
2- Hızlı yemek yiyen bireylerde doygunluk hissi daha geç oluşmaktadır. Bu durum gereğinden fazla besin tüketimine ve istenmeyen kilo artışına yol açmaktadır.
3- Hızlı tüketilen besinler emilim sürecine girmeden önce yeteri kadar parçalanamadığı için bağırsaklarda hazımsızlık ve sindirim problemlerine yol açmaktadır.
4- Hızlı tüketilen besinler kana karışırken doğal süreç aksamakta ve bu durum uzun vadede insülin direnci, diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara yol açmaktadır.

Peki biz neler yapmalıyız ?

1- Ayaküstü atıştırmalıklar yerine masada oturarak yemek yemeliyiz.
2- Yemek yerken başka işlerle meşgul olmamalıyız.
3- Özellikle katı besinleri çiğnemeden yutmamalıyız.
4- Lifli gıdalarla beslenmeliyiz.
5- Uzun süre aç kalmamalıyız. Bu durum yemeğe saldırmayı tetikleyecektir.
.

Kaynak: Doktor Sitesi